Please update your Flash Player to view content.

Akne (Sivilce) Tedavisi

Sivilce adıyla bildiğimiz akne günümüzde en sık rastlanan cilt problemidir. Erişkinlerin % 85 de hayatlarının bir döneminde ortaya çıkmakta ve geçip iyileşmekte kalan % 15 inde ise tedavisi zor ve ileri derecelere varan ciddi boyutlarda sıkıntılara ulaşan bir hal alırlar. Kadın ve erkekler de eşit oranda görülmektedir.

Ergenlik yaşlarında kızlarda daha erken ortaya çıkmaktadır. Kızlarda 17-18 yaşlarında erkeklerde ise 18-19 yaşlarında ortaya çıkar ve 21-23 yaşlarına doğru iyileşmeye başlar. Bazen 40 lı yaşlara kadar uzayabilir.

Akne nedir?

Derimizde bulunan ve yağ salgılayan bezlerin bir  hastalığıdır. Normal olarak salgılanan bu yağ deri üzerine çıkar ve atılır. Yağ bezlerinin salgı kontrolü cinsiyet hormonlarının etkisindedir. Bu nedenle ergenlik döneminde yağ salgısı miktarı daha da artmıştır. Yağ kesesinin ağzını oluşturan kanal salgılanan yağın yoğunlaşması sonucu oluşan bir tıkaç ile tıkanır. Aknenin oluşumundaki temel neden bu tıkanmadır. Deride bulunan bakteriler bu kanaldan içeri sızarak yağ bezlerinin iltihaplanmasına ve sonuçta akneye yol açar.

Genel görüntü nasıldır?

Ağzı siyah veya koyu kahverengi tıkaç ile tıkalı içleri iltihaplı yağ ile dolu şişlikler şeklinde veya  sertlik hissedilen kistler ve nodüller şeklindedir. Bu kistler iyileşirken ciltte yara izin (skar) bırakırlar. Yara izlerinin oluşmasını önlemek akne tedavisinin en önemli amacıdır. Çünkü bu izleri tedavi etmek oldukça zor ve zahmetlidir. Ciltte yağ bezlerini en yoğun olarak bulunduğu bölgelerde en sık görülür. Yüzde sırtta ve göğüs bölgelerinde de oluşur.

Akne neden tedavi edilmelidir?

Tedavinin en büyük amacı iz oluşmasını önlemektir. Erken dönemde doktor kontrolüne girilirse izlerin oluşması ve aknenin yayılması olasılığı ciddi oranda azaltılmış olur. Bu izler ilerde hoş olmayan bir görüntüye neden olacağı bazen ciddi psikolojik sorunlara neden olacağı için tedavi edilmesi gerekir.

Nasıl tedavi edilir?

Ergenlik çağında oluşan sivilcelere dışardan yapılan tedaviler iyi gelir. Ayrıca verilen antibiyotikler de etkili olur. Antibiyotik tedavisinde amaç iltihaba neden olabilecek bakterilerin sayısını azaltmak ve bunların neden olduğu iltihabı önlemektir. Hormonlardaki değişimden dolayı ergenlikte yağ salgısı arttığı için bu durumu önlemek için hormon tedavisi de uygulanabilir.  En etkili ilaç tedavisi yöntemi retinoid denilen A vitamini bileşikleri ile yapılan  tedavidir. Vücutta pek çok organa özellikle karaciğere yan etkilerinden dolayı sık olarak kullanılmaktan kaçınılır. Ayrıca hamilerde kullanılması bebekler de ciddi hasarlara neden olduğu için kesinlikle sakıncalıdır. Ayrıca karaciğer ve böbrek yetersizliği olan hastalarda kullanılmaz. Ancak oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. Yağ bezlerinin aşırı salgı yapmasını önleyerek bu bezlerde akne için ortam oluşmasını engeller. Tedavide sabırlı olmak gerekir. Genellikle kendiliğinden geçen ve tedavi edilebilen bir cilt problemidir.

Kalan izler nasıl tedavi edilir?

Akne nedeniyle kalan izler Lazer veya Dermabrazyon denilen bir çeşit cildi zımparalama yöntemi ile tedavi edilmektedir. Zımparalama yada Lazer ile yapılan soymada amaç oluşan izleri silmek, engebeli bir yapıda olan cildi tek bir seviyeye getirmek ve yeni bir cilt çıkması için ortam hazırlamaktır. Uygulamadan sonra 2-4 hafta içinde oluşan yeni ciltortaya çıkmaya başlar. Bu yöntemler akneler aktif haldeyken de kullanılabilir. Zımparalama veya Lazer ile cilt soyulduğu için bu sayede yağ bezlerini ağzı genişler ve buralarda oluşan yağ deri üzerine rahatlıkla çıkar ve içerde birikme oluşmaz. Mekanik soyma  da denilen zımparalama son derece etkili bir tedavi yöntemidir. Ciddi oranda düzelme sağlamaktadır.

Sık sorulan sorular..

  1. Güneş banyosu yada solaryum akneyi azaltır mı? Genellikle akne için yaralıdır. Ancak bazı hastalarda daha fazla kötüleşme gözlenir. Sebebi aşırı terleme sonucu gözeneklerin kapanmasıdır. Solaryum uygulaması geçici olarak fayda sağlar ancak ciltte bulunan kollajenleri öldürdüğü ve cildi yaşlandırdığı için çok dikkatli kullanılmalıdır.
  2. Diyet uygulamak akneyi etkiler mi? Beslenme şeklinin akneyi etkilediği yönünde bilimsel bir çalışma yoktur. Sanıldığının aksine çikolata ve fındık fıstık gibi besinler akneyi etkilemezler.
  3. Sıkmak sonucu etkiler mi? Kontrollü olarak bunların temizlenmesi fayda sağlar. Ancak derin olanları sıkmak bunların daha derine yayılmasına neden olabilir bu nedenle sakıncalıdır. Bu nedenle kontrollü olarak yapılmalıdır. Yanlış ve fazla ellenmesi izlerin artmasına neden olabilir. Bunların hekim tarafından temizlenmesi ve sivilcelerin fazla büyümeden ve derinleşmeden boşaltılması izlerin az kalması açısından yaralı olur.
  4. Hamilelik  akneyi etkiler mi? Her hastada değişik sonuç verir kimisinde akne azalır kimisinde de artar. Ancak büyük çoğunluğunda değişmeden kalır. Doğum kontrol ilaçları akneyi etkilemez.
  5. Makyaj akneyi etkiler mi? Makyaj malzemeli yağlı oldukları için ve bazen yağ  ve ter bezlerinin ağzını tıkadıkları için akne oluşumu riskini artırırlar. Bu nedenle her makyajdan sonra cildi iyice temizlemek gerekir.

 Cilt yenileme ve gençleştirme nedir?

Yaşlanma, güneşe uzun süre maruz kalma ve kalıtımın yanı sıra, beslenme, alkol ve sigara tüketimi de dahil olmak üzere hayat tarzı, yoğun ve aşırı stresli yaşam yüzün kırışmasına yol açar. Doğum kontrol hapları, hamilelik, kalıtımsal faktörler, güneş ışınları ve ultraviyole ışınlarının tahribatı (solaryum gibi..) sonucunda deride kahverengi lekeler gibipigment değişiklikleri oluşur. İlk gençlik yıllarında çıkan aknelerde cilt yüzeyinde pürüzler, çukurluk ve akne lekeleri meydana gelir. Yüzdeki ince kırışıklıklar, pigment sorunları ve aknelerin yol açtığı izleri yenileme teknikleri ile giderebilirsiniz. Bu tekniklerden her yaşta, kırışıklık ve lekelerle,izlerden kurtulma için hatta gençleşmek için de yararlanabiliriz. Bütün bu sorunlarcilt yenileme teknikleri (peeling) ile giderilebilir. Cilt yenilemedeki esas amaç, cildin epidermis ve kısmen dermis denilen tabakalarının soyulması yoluyla alttan yeni hücrelerin oluşmasına zemin hazırlayıpcildin yenilenmesini sağlamaktır.

Cilt yenileme teknikleri üçe ayrılır:

1. Kimyasal peeling (Kimyasal solüsyonlarla yapılan soyma)

2. Dermabrazyon (Mekanik zımparalama)

3. Lazer ile yenileme (Erbium veya Karbondioksit lazerler)

Bu üç yöntem de derinin altında bulunan, elastikiyet sağlayan dokuların ve kollajen liflerinin yenilenmesini, hacimlerinin genişletilmesini, sayılarının artmasını sağlar. Sonuçta derinin sıkılığı (tonusu) artar ve gerilir. Bu soyma işlemleri ile derinin yaşlı ve ölü üst tabakaları alındıktan sonra, alttan yeni ve taze pembe bir cildin çıkması için zemin hazırlanır. Ancak hastaya göre uygun yöntem plastik cerrah tarafından dikkatle seçilir ve uygulanır. Burada uygulanan tedaviler, güzellik salonlarında yapılan ve peeling denilen uygulamalardan tamamen farklı, ciddi ve son derece etkili yöntemlerdir.

Cilt yenileme için uygun adaylar :

Cildiniz kırışmış veya güneşe maruz kaldıktan sonra hasar görmüşse, • Dudaklarınızın kenarında dikey kırışıklıklar varsa, • Göz çevrenizde “kaz ayağı” adı verilen çizgiler oluşmuşsa, • Göz kapağınızın üzerinde ince kırışıklıklar varsa, • Cildinizde kahverengi lekeler oluşmuşsa, • Cildinizde akne yada suçiçeği izleri varsa, cilt yenileme tekniklerinden yararlanabilirsiniz .

Cilt yenilemenin yaşı yoktur. İstediğiniz yaşta yaptırabilirsiniz. Size hangi tekniğin uygulanacağına cildinizin durumu ve plastik cerrah belirler. İnce çizgiler, derin çizgiler, derin akne izleri ve yara izleri farklı yaklaşımlar gerektirir. Ayrıca yöntemin ve tedavinin seçilmesinde iyileşme süreniz de rol oynar. Her cilt yenileme tekniğiyle derinin farklı katmanlarına inilebilir. Derinin yüzey tabakalarında çalışılan tekniklerde iyileşme daha kısa sürer, ama bu teknikler daha çok tedavi seansı gerektirir. Derin tabakalarda etkili olan tedaviler sonrası iyileşme yavaş olur, ama tedavi seansı azdır ve çok daha etkilidir. Cilt yenilemeyi yüz germe ya da göz çevresi cerrahisi ile aynı seansta yapmak mümkündür.

Tedavi süreci

Deri soyulurken bir defada 60 mikron derinliğe kadar inebilir. Daha aşağıda, üzerinde deriyi yenileyen hücreler ile melonosit adı verilen renk hücrelerinin bulunduğu bazal katman, yani derinin üçüncü katmanı yer alır. 60 mikrondan aşağıya inildiğinde ise bazal katman hasar görüyor ve burada bulunan hücreler ölüyor. Bu nedenle, deri hangi yöntemle soyulursa soyulsun, derin ve yaygın akne izlerini ve kırışıklıkları 1 defada yok etme şansı pek yoktur. Bu durumda tedavi belli aralıklarla, iki, gerekirse üç seansta planlanır.

kimyasal soyma, dermabrazyon ve lazerle yapılan cilt yenilemenin ortak bir yanı vardır: Deri katmanları kaldırılır ve iyileşme süresince ortaya yeni ve daha sağlıklı bir cilt çıkar. Çeşitli cilt yenileme yöntemleri arasındaki fark, cilt katmanlarının kaldırılma şeklinden gelir. Kimyasal soyma işleminde kimyasal solüsyonlar,dermabrazyon da mekanik cihazlar, lazer tedavisinde ise lazer ışını kullanılır.

1. Kimyasal soyma

Kimyasal soymada kullanılan solüsyon, bütün yüzünüze ya da yüzün belirli bir bölgesine uygulanabilir. Yani göz çevrenizdeki “kaz ayakları”ını ve ağzınızın kenarındaki dikey çizgileri kimyasal soymayla tedavi etmek mümkündür. Bu uygulamada kullanılan çeşitli maddeler vardır:

AHA’lı solüsyonlar Genelde, en yüzeysel soymayı yapan bu asitler meyve asitleri de denilen, meyvelerde de bulunan bir madde olan AHA (alfa hidroksil asit) içerirler. Pek çok çeşidi vardır.

Glikolik asit: Bu gruba giriyor. Kimi kez AHA ‘lı bir ürünle yapılan tek seanslık tedavi, cilde daha taze, daha sağlıklı, daha ışıltılı bir görünüş verebilir. Tekrarlanan seanslar ise cildin dokusunu düzeltiyor. AHA ‘lı solüsyonlar, kahverengi lekeler ve ince çizgiler dahil olmak üzere yaşlanmanın ve güneşin zararlı etkilerinin meydana getirdiği hasarı ortadan kaldırıyor. Bu tedavide, cerrah size evinizde düzenli olarak uygulayacağınız bir bakım programı verir. AHA ‘lı solüsyon ile peeling plastik cerrahın muayenehanesinde yapılabilir. Anestezi ya da herhangi bir uyuşturma gerektirmez. Sizi sosyal hayatınızdan alıkoymadan bu işlem haftalık seanslar şeklinde uygulanır. Ürün yüzünüze uygulandığında sadece karıncalanma hissi duyuyorsunuz. Seans bittikten sonra makyaj yapabiliyor, evinize gidebiliyorsunuz.

Trikloroasetik asit (TCA): Genellikle kırışıklıkların pigmentlerdeki değişimlerin vecilt lekelerinin tedavisinde trikloroasetik asit kullanılır. Bu asit sadece yüz cildi üzerinde değil, vücudun güneşe maruz kalmış diğer bölgelerinde ve boyunda da yararlıdır. Ağız ve göz çevresi gibi daha dar alanlarda işlem gerçekleştirildiğinde, içeriğinde bu asidin bulunduğu ürünler tercih edilir.

Diğer kimyasallar Fenol (Phenol) peeling: Sert ve güneşten zarar gören ciltlerde kullanılan fenol yüzdeki ince kırışıklıkları ve kalın çizgileri azaltır. Geniş ve yaşa bağlı olarak ortaya çıkan kahverengi lekeler de dahil pigment sorunlarını düzeltir. Bu kimyasal madde, aynı zamanda ağız kenarında oluşan dikey çizgileri de azaltır. Ancak cilt rengini açtığı için geniş alanlarda kullanılması gerekir. Fenol ileri derecede toksik, yani zehirli bir maddedir ve cilde uygulandığında vücuda sistemik olarak zarar verebilir. Kalp, karaciğer ve böbreklere ileri derecede yan etkileri vardır. Bu nedenle günümüzde artık bazı maceraperest doktorlar dışında pek kullanılmamaktadır. Vücuda zararı kontrol edilememekte olduğu gibi, ciltte etki ettiği derinliği ayarlamak da çok zordur. Fenol içeren ürünler, boyunda ya da vücudun başka bölgelerinde kullanılmaz.

2. Dermabrazyon

Dermabrazyon yani zımparalama bugün çok çeşitli cihazlarla uygulanabilir. Bir takım tel veya çelik fırçalar, motora bağlanan zımparalar ya da aliminyum oksit kristalleri ile çalışan basınçlı hava sisteminin yanı sıra, demir tahta zımparalarla hastanın cildi soyulabilir. Bu yöntemle genellikle yüzdeki yara izleri tedavi edilir. Örneğin, akne izi. Çoğunlukla yanaklara ve bütün yüze uygulanan dermabrazyon, derin kimyasal soyma ürünleri gibi ağız çevresindeki dikey çizgileri en aza indirir.Dermabrazyon sırasında hastaya sakinleştirici ilaçlar ve lokal anestezi, çok geniş bir bölgeye müdahale edildiğinde ise genel anestezi verilir.

3. Lazer

Cerrah, bu işlemi yaparken lazer ışınının cilt yüzeyine aktaracağı enerjiyi saptar ve ışığın gireceği derinliği kontrol eder. Diğer cilt yenileme yöntemleri gibi lazer dekırışıklık, cilt lekesi, yaşlanma lekesi ve yara izi tedavisinde kullanılır. Derinizin kalınlığı ve dokusu da, lazer tedavisine uygun olup olmadığınızı belirleyen etkenler arasındadır. Tüm bu yöntemler içinde en etkili olan, yeni jenerasyon erbium lazerlerdir. Bu lazerler artık o kadar hassaslaşmıştır ki, istenilen derinliğe gitmek, istenilen derinlikte durmak çok kolaylaşmıştır. Kimyasal soyma ve dermabrazyonyöntemlerinde derinliği kontrol etmek oldukça zordur. Bu da deride derinlere giderek hasar oluşturma riskini artırmaktadır. Yeni jenerasyon erbium lazer ile hem derinlik kontrolu kolaylaşmaktadır, hem de soyma ya da yakma yapmadan derinin alt tabaklarına da ulaşmak mümkündür. Yani deride yanık oluşturmadan deri altı derin katmanları gençleştirmek mümkün olmaktadır. Kısaca özetleyecek olursak,erbium lazerler ile aynı anda değişik medlarda, hem derideki akne izleri vekırışıklık çizgilerini soymak, hem de derinin alt tabakalarındaki kollajen liflerini ve dokuları ısıtarak gerginleştirmek ve yeni hücre üretimini uyarmak mümkündür.

Cilt Yenileme ve Gençleştirmede tedavi sonrası

edaviden sonra doktor tarafından gerekli görülürse, yenilenmiş cildinize vazelin ya da koruyucu merhemler sürmeniz önerilir. Bazı durumlarda ise cilt bandajla kapatılır. Derin kimyasal peeling ürünleri, dermabrazyon ya da lazer, deride farklı derecelerde kızarıklığa ve şişliklere yol açabilir. Tedaviden sonra kimi zaman ciltte kabuklar oluşur. Bu arada, merhem sürdükten sonra cildinizi iyice temizlemelisiniz. Ayrıca soyma işleminden sonra erkeklerin bir süre tıraş olmaması da gerekir. Cilt yenileme işleminden sonra 7-10 gün içinde yeni cildiniz belirmeye başlar. İlk dönemdeki kızarıklık geçince alttan gelen cilt 1-2 haftaya kadar pembe rengini korur. 1-2 hafta boyunca kapatıcı makyaj yapabilirsiniz. Cilt yenilemesini izleyen 1-2 hafta boyunca uzanmaktan, eğilmekten ve zorlayıcı egzersizler yapmaktan kaçınmanız gerekir. Bu tedaviler bittikten sonra kalıcı olarak cilt yenilemeye devam etmek gerekmektedir. Bu amaçla kullanılan içinde yine bu asitler bulunan kremlere plastik cerrahınızın kontrolünde devam edilir. Bu kremlerin içinde bulunan asit oranı tabii ki düşük dozda olduğu için yenileme yavaş ve hasta tarafından hissedilmeden devam eder.

 

ÖZEL UYGULAMALAR

El Gençleştirme :

Yaşla birlikte el sırtındaki deri de yazıflar, gevşer ve güneş ışınlarına maruziyet ile birlikte güneş ve yaşlılık lekeleri eklenir. 

Özellikle yüz ve vücut estetiği yaptırmış hastalar da eller yaşı belli etmekte idi, el gençleştirmeye yönelik bu uygulamalar ile bu sorunda giderilmiş olmaktadır.

Oluşan bu lekeler ve kırışıp sarkan deri Lazer ile yenilenmekte, gevşeme ve sarkmaya neden olan doku azalması da vücuttan alınan doku hücreleri ile yeniden beslenerek el cildinin tekrar eski dolgun ve gergin görünümüne kavuşması sağlanmaktadır.

Tedavi lokal veya genel anestezi ile yapılmakta, hastanede kalmayı gerektirmemektedir. Hasta ellerini ameliyat sonrası hemen kullanabilir, tam iyileşme 7-10 gün kadar sürmektedir.

Bu uygulama yurt dışında ve ülkemizde yeni yeni popularite kazanmakta olup basit, güvenli ve acısız olmasına karşılık el ve genel vücut estetiğinde ciddi düzelme ve gençleşme sağlayan kolay bir işlemdir.

Ellerimiz yaşlanma belirtilerini en çok gösteren uzuvlarımızdır, çünkü güneş ışığı , travma gibi pek çok fazla dış etkene maruz kalmaktadır. Güneş ışınları ve yaşlanmanın etkisi ile el üzerinde kahverengi lekelerin oluşur. Ayrıca yaşlanma nedeniyle dokular zayıflayıp azaldığı için el derisi altındaki yağ dokusu eriyerek kemik yapıların ciltten daha belirgin olmasına neden olur. Yaşlanmaya bağlı olarak dokularda kollajen liflerinde ve yağ dokusu miktarında azalma sonucu ciltte incelme, gevşeme, sarkma oluşur. Bu tüm dokularda olduğu gibi bu durum el cildi içinde geçerlidir.

Tüm vücuda uygulanan estetik gençleştirme ameliyatlarından sonra genellikle eller ihmal edilmekte, sonuç olarak da ellerin bu görünümü kişinin yaşını ele vermektedir. Son geliştirilen modern plastik cerrahi yöntemlerinin uygulanması ile artık ellerde de gençleşmeyi sağlamak mümkün olmaktadır.

Yaşlanmış elleri gençleştirmek için pek çok yöntem bulunmaktadır. Dışardan el derisine uygulanan glikolik asit ve A vitamini kremleri oldukça etkili olmakta ve ellerin yaşlanmasını geciktirmektedir. Oluşan lekeleri oldukça azaltmakta ve cildi kalınlaştırarak daha dolgun görünmesini sağlamaktadır. Lazer tedavisi oluşan lekeleri tamamen kaybettirmektedir.

Çirkin görünüme neden olan yüzeyel toplar damarlar tedavi edilerek belirgin olmaları azaltılır. El derisi altında azalmış olan doku dolgunluğu vücudundan alınan yağ hücreleri ile desteklenerek dolgunluk artırılır. Böylece cilt gergin ve dolgun bir görünüme kavuşur.

Bu uygulanan lazer tedavisi doku enjeksiyonu gibi vs. tedaviler kombine olarak veya hastaya göre tek tek kullanılır.

Ben için uygun olan tedavi hangisidir ?

Plastik cerrahınızla konuşurken ne tür beklentileriniz olduğunu açık bir şekilde belirtmeniz ve bunun karşılığında doktorunuzun neler yapabileceğini ve bunların hangisinin sizin için uygun olduğunu açık olarak dinlemeli ve anlamalısınız. Tüm bunlardan sonra sizin için uygun olan yöntemlerin birisi veya birkaçı birlikte gerekliliklerine göre uygulanır. Her hastanın ihtiyacı farklı farklıdır.

El Gençleşirme Tedavi Yöntemleri nelerdir?

Kimyasal soyma : Retin A veya glikolik asit yani meyve asitleri içeren losyonlar veya kremler eller üzerine doktor kontrolünde seanslar halinde uygulanır. Bu tedavide eller üzerine asit uygulanır ve soyma işlemi yapılır. Bu tedavi tek seansta oluğu kadar aralıklı seanslarla yavaş yavaş da yapılabilir. Daha sonra verilen krem ve losyonlarla tedaviye devam edilir. Ancak bu asit uygulama sadece cildi biraz gençleştirir fakat erimiş dokuları etkilemediği için ellerdeki kemikli görüntü tam düzelmez. Bunun için gereken hastalara doku enjeksiyonu yapılır.

Sklero terapi: Eller üzerinde belirgin olan damarlar mavi renkleri ile yaşlı görünüme neden olmaktadırlar. Bunlar çok ince iğnelerle damar içine girilerek kapatıcı ilaçlarla damarlar kapatılır ve bu görünüm düzeltilir.

Mikrodermabrazyon: Mekanik olarak yüzeyel el cildi soyularak bulunan leke ve kırışıklıklar giderilir. Lazer ile benzer özellikler taşır. Lokal anestezi ile yapılır.

CO2 veya Erbium Lazer: Karbondioksit veya erbium lazerleri ile el cildi üzerinde bulunan lekeler  kesin olarak giderilir. Lokal anestezi ile yapılır.

Doku Takviyesi: Ellerdeki cilt ve cilt altı yağ dokusu yaşlanmaya bağlı olarak azalmış gevşemiş ve derinin dolgunluğu kaybolmuştur. Sonuç olarak el sırtında damarlar belirginleşmiş ve kemikleri daha belirgin hale gelmiştir. Oluşmuş olan yaşlılık lekeleri lazer ile temizlendikten sonra vücudun çeşitli yerlerinden alınan yağ hücreleri eller üzerine cilt altına verilir. Buraya konulan yağ hücrelerinin bir kısmı yüzde 60-70 i doğal eleme ile eriyerek kaybolur. 6-8 aylık aralarla 2-4 seans kadar tekrarlanarak bunların kalıcı olarak burada yerleşmeleri sağlanmış olur. İyi bir sonuç için yağ hücresi nakli hemen hemen tüm hastalara uygulanmalıdır.

Ne kadar zamanda normal hayatıma dönebilirim?

Uygulanacak olan yöntemlerin çokluğuna göre iyileşme genellikle 3-10 günde tamamlanır. Ameliyatlar lokal anestezi ile yapılmakta genel anestezi gerektirmemektedir. Ciddi bir ağrı oluşmaz.

Nasıl bir sonuç beklemeliyim?

Sonuçlar genellikle oldukça yüz güldürücüdür. Yöntemler hastalara uygun olarak seçilirse ve iyi yapılırsa umulmadığı kadar düzelme sağlanır. Deri üzerinde bulunan lekeler tamamen kaybolur. Cilt dolgunlaşacağı için daha gergin ve genç duracaktır.